Ankara Çıkışlı KAPADOKYA TURU Ayder

Ankara Çıkışlı KAPADOKYA TURU – Ayder Turizm

1. Gün: Pers dilinde Güzel Atlar anlamına gelmekte olan Kapadokya bölgesine doğru gerçekleştireceğimiz yolculuğumuz için, sabah saat 07:00’da Atatürk Lisesi önünden; 07:30’da ise, Ümitköy Galeria önünden tur misafirlerimizi alacak; ve yolculuğumuzun startını vereceğiz. Kapadokya’ya geldiğimizde ise, ilk mola vereceğimiz yer, Uçhisar Kalesi’dir. Kalenin yanında fotoğraf çektirmek için bir mola vermeyi ihmal etmiyoruz. Daha sonra ise, Güvercinlik Vadisi’ne gidiyor; ve burada fotoğraf molası veriyoruz. Güvercinlik Vadisi, Kapadokya’nın, gezilebilecek en uzun vadisi olması ile bilinmektedir. Daha sonra ise, tur misafirlerimizin, öğle yemeklerini yiyebilmeleri için serbest zamana ihtiyaçları olduğunu düşünüyor; ve öğle yemeği için bir serbest zaman veriyoruz. Kapadokya’da yaşam, peri bacaları ile iç içedir. Burada, bölgenin küçük ve şirin beldesi olan Göreme’ye, yemek sonrasında gidiyoruz. Göreme’de ilk olarak, beldenin tarihi açıdan en önemli mirası sayılan Açıkhava Müzesi’ni ziyaret ediyoruz. Açıkhava Müzesi, kayalar içerisine oyulmuş olan manastırlardan, yemekhanelerden, şapeller, kiliseler, mutfaklardan ve daha bunun gibi pek çok yaşam alanından oluşmaktadır. Müze gezisinden sonra ise, Paşabağ Vadisi’nde bulunan, yanardağlardan püskürmüş olan lavların, rüzgar ve akarsular ile, milyonlarca sene aşındırılması sonucunda şekillenmiş olan; ve mantar şeklini alan peri bacalarını görmeye gidiyoruz. Paşabağ, Rahipler Vadisi olarak da anılmaktadır. Bunun nedeni ise, insanların burada, dünyadan ellerini ayaklarını çektiklerinin bilinmesinden kaynaklanmaktadır. Bölgede bulunan peri bacaları arasında yürüyüş yapıyor; ve dilediğimiz kadar fotoğraf çekiyoruz. Daha sonra ise, Dervent Vadisi’ne gidiyoruz. Dervent Vadisi’ndeki peri bacalarının şekilleri, bazı hayvanların biçimlerine benzemektedir. Bu nedenle Dervent Vadisi’ne Hayal Vadisi adı da verilmektedir. Hayal Vadisi gezisinden sonra ise, bölgeden çıkartılan Onyx taşının atölyesine gidiyor; ve burada, gerek bilgi almak, gerekse de alışveriş yapmak için bize verilen serbest zamanı değerlendiriyoruz. Onyx taşının dört farklı rengi bulunmaktadır. Bu renkler, beyaz, pembe, sarı ve kırmızıdır. Hacıbektaş dergahında eski dönemlerde yaşamış olan kişiler, onyx taşını teslime taşı olarak bilmektedirler; ve bu taştan elde edilmiş olan kolyelerin de bulunduğunu belirtmek isteriz. Onyx atölyesinden sonra ise, çabak ve çömlekleri ile ünlü olan Avanos’a geçiyoruz. Burada dolaşacağımız çanak çömlek atölyelerinde, tur misafirlerimizin bazıları, dilerlerse, çanak çömlek yapımını deneme fırsatı dahi bulacaklardır. Avanos, toprağın şekillendirilmesi sonucunda elde edilmiş olan kap kacakların yapılması nedeniyle, alanında tek merkez olarak bilinmektedir. Başka bir merkez yoktur ki, toprağı şekillendirerek kapkacak haline getirsin… Bu nedenle, toprağın sanat olarak düşünülmesi de Avanos’ta mümkün hale gelmektedir. Avanos’ta da birbirinden güzel peri bacalarının bulunduğunu unutmamak gerekmektedir. Avanos’ta pek çok diziye ev sahipliği yapmış olan konakları ve evleri, Zelve manzarasını ve taş köprüyü görüyoruz. Kapadokya’daki yapmış olduğumuz bu yorucu gezinin sonrasında, otelimize yerleşiyor; ve akşam yemeğimizi yiyerek konaklıyoruz; ancak dileyen konuklarımız, Kapadokya gecelerine de ekstra olarak katılabilmektedirler ki Kapadokya’ya gelip de, bu keyifli eğlenceyi yaşamadan geri dönmek, gerçek anlamda bir kayıp olarak nitelendirilmektedir.
2. Gün: Otelimizde yapacağımız sabah kahvaltısının sonrasında, yeniden yola koyularak, mistik Kapadokya gezimize devam ediyoruz. İlk olarak Derinkuyu’yu geziyoruz. Derinkuyu’ya, Kaymaklı Yer Altı Şehri adı da verilmektedir. Kapadokya altında, birbirinden farklı çok sayıda yer altı şehri bulunmaktadır. Bu yer altı şehirleri, güzel bir şekilde restore edilip korunmuşturlar; ve günümüze kadar da gelmeyi başarmışlardır. Aynı zamanda Ihlara Vadisi yolu üzerinde olmaları nedeniyle de oldukça değerli olarak görülmektedirler. Yer altı şehirlerini gezmeye başladığınızda, eskiden insanların ne şekillerde yaşadıklarını göreceksiniz. Yeraltında göreceğiniz kiliseler, revirler; ve daha pek çok şey bulunmaktadır. Taş ocakları da göreceklerinize dahildir. Bu yeraltı şehirlerinde yürüme alanlarının çok dar olduğunu da belirterek, astım sorunu olan kişileri şimdiden uyarmak isteriz. Yer altı şehirleri, savunma amacı ile yapılmış şehirlerdir. Yer altı şehirlerini dolaştıktan sonra ise yolculuğumuza Ihlara Vadisi ile devam ediyoruz. Ihlara Vadisi, inanılmak bir doğal güzellik sergilemektedir. Kiliseleri bulunmaktadır; ve bu kiliseler kaya içine oyulmuşturlar. Aynı zamanda Melendiz Çayı’nın muhteşem görüntüsü, Ihlara Vadisi’ne, apayrı bir güzellik katmaktadır. Kiliseleri görmek için, Ihlara Vadisi’nde, 380 basamak inmemiz gerekmektedir. Basamakların sonunda göreceğimiz kiliselerin, günümüzde ayakta kalabilenlerinin sayısı oldukça azdır. Dileyen tur misafirlerimizin Ihlara Vadisi’nde keyifli bir yürüyüş yapmaları da sağlanmaktadır. Öğle yemeğimizi yedikten sonra, Ankara’ya dönüş yolculuğumuza başlıyor; ve turumuzu burada noktalıyoruz.
Tur ücretimize dahil olan hizmetlerimiz: Çevre gezileri, ulaşım, 1 gece otelimizde yarım pansiyon konaklama, rehberlik hizmetleridir. Müze ve ören yerlerine giriş ücretleri ile öğle yemekleri, tur misafirlerimizden tahsil edilecektir.
Tur ücreti kişi başı 185 TL’dir…

kapadokya,ankara çıkışlı kapadokya turu,ankara çıkışlı kapadokya turları,ankaradan kapadokya turları,günübirlik kapadokya turları ankara,ankara çıkışlı günübirlik kapadokya turları
etiketler:, , , , ,
6.700 okunma

YORUMLAR